') else writeln(''); writeln(''); close(); }}
kafkas.gen.tr
 
  Prof. Dr. Ufuk Tavkul tarafından hazırlanan 1992 - 2000 yılları arası Kafkasya olayları kronolojik olarak derlenmiştir.Ayrıntı »»                

 

KARÇA : Karaçay Halkının Efsanevi Atası

Destan ve rivayetlerde Karça adının anlamı konusunda ortak bir fikir yoktur. Kimi rivayetlerde onun bir cenaze dolayısıyla yas tutmak için giydiği kara giyimlerinden dolayı Karça olarak adlandırıldığı ileri sürülürken, kimi rivayetlere göre yeni doğduğunda kar gibi bembeyaz olduğu için ona “kar gibi” anlamına gelen Karça adının verildiği anlatılmaktadır. Bazı rivayetlere göre ise Karça adı eski Türkçede “güçlü, kuvvetli” anlamına gelmektedir (Hasanlanı 1994: 233). Karça adının Türk kültür sahasında yaygın bir isim olan Karaça adından geldiği ileri sürülebilir. Kıpçaklardan Macarlara da geçmiş olan Karaça adına 1469 yılında Macaristan’ın Kolozs vilayetinde yaşayan voyvodalar (prensler) arasında da rastlanmaktadır (Rasonyi 1973: 109). Karça adı, Kırım Hanlığında hanın danışmanı olarak önemli bir yere sahip olan “Karaçi Beyleri”nin adından gelen bir isim olarak da düşünülebilir. Nogay destanlarında Karaşa olarak karşımıza çıkan bu isim “asker, muhafız” anlamlarına gelmektedir (Sikaliyev 1994: 82). 16. yüzyılda Kabardey prensleri arasında da Karaşay Mırza adını taşıyan prenslere rastlanmaktadır.


»»»» Devamı >>

 

Kaf Dağında Bir Masal Ülkesi KARAÇAY-MALKAR

 
HASAVKA SAVAŞI: Kafkas-Rus Savaşlarının Karaçay Cephesi

Kafkas-Rus Savaşları 18. yüzyıl boyunca bütün şiddetiyle devam etti. !9. yüzyıl başlarında Rusya Kafkas Ötesindeki Gürcistan’da hâkimiyet sağlamış, Kafkasya’da ise Belgrad anlaşmasına göre çizilen sınırlarla Kafkasya halklarının yaşadıkları topraklar üzerinde hâkim olmuştu.

1828 yılına gelindiğinde Kafkasya’nın büyük bir kısmı üzerinde hâkimiyet sağlamış olan Rusya’nın ele geçiremediği tek bölge, Kafkasların en sarp bölümünde yer alan Karaçay bölgesiydi. Karaçay bölgesinin hem Osmanlılar hem de Ruslar açısından stratejik önemi vardı. Kafkasların en yüksek dağı Elbruz’un eteklerindeki bu bölge, Karadeniz kıyılarındaki Abhazya’dan Kafkas dağlarının kuzeyindeki diğer Adige bölgeleri ile Kabardey’e ve oradan da doğu Kafkasya’ya uzanan geçidin üzerinde bulunuyordu. 1806-1812 Osmanlı-Rus savaşından sonra Belgrad antlaşmasına göre çizilen sınırlar neticesinde, Karaçay bölgesi Rusya içinde kalmıştı. 1822 yılında Rusya tabiyetinde oldukları ilan edilen Karaçaylılar ayaklandılar.


»»»» Devamı >>

...........................................................................................................

HOJ : Çerkes Soykırımında Bir Destan Örneği

HOJ: Çerkes Soykırımında Bir DestanKafkas-Rus savaşları 1828 yılından itibaren artarak şiddetlendi. 1859 yılında İmam Şamil’in yenilerek Ruslar’a teslim olmasıyla Kafkasya’nın doğusunda yer alan Dağıstan ve Çeçenistan’da savaş sona erdi. Orta ve Batı Kafkaslar’da yer alan Karaçay-Malkarlılar ve Kabardey, Şapsığ, Abzeh, Bjeduğ, Natuhay, Ubıh gibi Adige (Çerkes) boyları 1864 yılına kadar savaştılar.

1864 yılında Karaçay’ın kuzey-batısında yer alan Adigey bölgesindeki “Hodz” köyünün Rusların eline geçmesiyle Çerkeslerin Ruslara karşı verdikleri bağımsızlık savaşı yenilgiyle sonuçlandı. Bunun üzerine Karaçaylılar dağlık bölgedeki yurtlarına çekilirken, Çerkesler kitleler halinde Osmanlı topraklarına sürüldüler.


»»»» Devamı >>

...........................................................................................................

...........................................................................................................

Kafkasyalı Kimliği

Kafkasyalı KimliğiKafkasya halklarının tarihlerini incelediğimizde, Kafkasya halklarını oluşturan çeşitli soy ve klanların çok eski dönemlerden itibaren birbirleriyle ilişki içine girdiklerini, nüfuslarını komşu Kafkas halklarından gelen unsurlarla beslediklerini görmekteyiz. Nüfus ve ırk yönünden Kafkasya halklarının birbirleriyle karışmalarının izleri Kafkas sosyo-kültürel yapısında kendini göstermektedir. Ancak bu karışma tek yönlü değil, karşılıklıdır. Dolayısı ile bütün Kafkas halklarının sosyo-kültürel yapıları da bu karşılıklı nüfus ve ırk karışımının etkisinde şekillenmiştir. Bugün Kafkasya halkları arasında kesin fizikî-antropolojik sınırların olmayışı ve dillerin farklılığına rağmen ulaşılan kültür birliği, tarihin çok eski dönemlerinden itibaren Kafkasya halkları arasında süre gelen nüfus ve ırk karışımını belgelemektedir.


»»»» Devamı >>

...........................................................................................................

Kafkasya'nın Sosyal ve Siyasi Tarihi  Nart Destanları
 
Karaçay-Malkar Edebiyatı Karaçay-Malkar Dili
 
Karaçay-Malkar Gelenekleri  
 
 

kafkas.gen.tr
Ufuk Tavkul
© 2004