| Karaçay-Malkar Kültüründe Atasözleri |
|
|
|
|
Doç. Dr. Ufuk TAVKUL
Atasözleri, bir kavramı, bir düşünceyi, bir olay ya da olguyu az sözle anlatmak ve daha etkili, daha inandırıcı kılmak için başvurulan anlatım yollarından biridir (Özdemir 1981:5) Atasözleri uzun gözlemlere ve denemelere dayanan yargılarını öğüt, adet, gelenek, inanç niteliği içinde belirten, kalıplaşmış, özgün biçimleri bulunan öz deyişlerdir (Özdemir 1981:5) Atasözlerinin en belirgin özelliği kısa ve özlü olmaları, az sözle çok şey anlatmalarıdır. Her atasözü bir genel kural, bir düstur niteliğindedir (Aksoy 1981:21) Karaçay-Malkar folklorunun en zengin bölümlerinden biri atasözleridir. Karaçay-Malkar atasözlerinde onların Kafkas dağlarındaki zor hayat şartlarının izlerini, geçmiş dönemlerdeki sosyal, ekonomik, kültürel yapıları ile ilgili ipuçlarını görmek mümkündür. Karaçay-Malkarlılar atasözlerine kendi dillerinde “Nart söz” adını verirler. “Nartlar” Kafkas halklarının mitolojilerinde, Kafkasyalıların ataları olduklarına inanılan efsanevi bir halktır. Abhaz, Adige, Oset, Çeçen gibi halklarla birlikte Karaçay-Malkar folklorunda da Nart efsaneleri geniş bir yer tutar. Başlıca kahramanları Örüzmek, Sosurka, Batırez, Kara Şavay, Alavgan, Fuk, Satanay Biyçe gibi adlar taşıyan Nart halkının, günümüzdeki Kafkasya halklarının ataları olduğuna dair inanç Kafkas halkları arasında oldukça yaygındır. Karaçay-Malkarlılar bu sebeple çok eski devirlerden beri atasözlerine “Nart söz” adını vermektedirler. Kafkasyanın Orta Kafkaslar bölgesinde yaşayan ve Türkçenin Kıpçak lehçesi grubuna giren bir dilde konuşan Karaçay-Malkarlıların atasözleri ile Türkiye Türkçesinde yaşayan atasözleri arasında bir karşılaştırma yapıldığında benzer ya da aynı atasözlerinin her iki grupta da yer aldığı görülmektedir. Aşağıdaki örnekler Karaçay-Malkar ve Türkiye Türkçesindeki atasözleri arasında bir karşılaştırma yapma imkanını sağlarken, aralarındaki yakınlığı da ortaya koymaktadır.
Karaçay-Malkar Açha açhanı tartadı. (Para parayı çeker) Türkiye Para parayı çeker. (Özdemir 1981:148)
Karaçay-Malkar Açnı amanı bolmaz Toknu imanı bolmaz. (Acın kötüsü olmaz) (Tokun imanı olmaz) Türkiye Acın amanı, tokun imanı olmaz. (Aksoy 1996:26)
Karaçay-Malkar Adamnı kılıgı işde belgili boladı. (Adamın karakteri işte belli olur) Türkiye Adamın iyisi işbaşında belli olur. (Özdemir 1981:12)
Karaçay-Malkar Agaç çirise özeginden çiriydi. (Ağaç çürüse özünden çürür) Türkiye Ağacın çürüğü özünden olur. (Aksoy 1996:30)
Karaçay-Malkar Akılı bolmaganga sakalı boluşmaz. (Aklı olmayana sakalı yardım etmez) Türkiye Akıl olmayınca ne yapsın sakal? (Özdemir 1981:17)
Karaçay-Malkar Akıllı sagış etginçi teli işin bitdirir. (Akıllı düşününceye kadar deli işini bitirir) Türkiye Akıllı köprü arayıncaya dek deli suyu geçer. (Özdemir 1981:17)
Karaçay-Malkar Alga çıkgan kulaknı artda çıkgan müyüz ozar. (Önce çıkan kulağı sonra çıkan boynuz geçer) Türkiye Boynuz kulaktan sonra çıkar ama kulağı geçer. (Aksoy 1981:179)
Karaçay-Malkar Alma tereginden keng ketmez. (Elma ağacından uzağa gitmez) Türkiye Armut ağacından uzak düşmez. (Aksoy 1996:45)
Karaçay-Malkar Anasına karab kızın al. (Anasına bakıp kızını al) Türkiye Anasına bak kızını al. (Özdemir 1981:26)
Karaçay-Malkar Artık mal köz çıgarmaz. (Fazla mal göz çıkarmaz) Türkiye Fazla mal göz çıkarmaz. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:154)
Karaçay-Malkar At iyesin tanır. (At sahibini tanır) Türkiye At binicisini tanır. (Özdemir 1981:3)
Karaçay-Malkar At urmaz deme, it kabmaz deme. (At vurmaz deme, it kapmaz deme) Türkiye Atım tepmez, itim kapmaz deme. (Özdemir 1981:32)
Karaçay-Malkar Ata şohu tas bolmaz. (Ata dostu kaybolmaz) Türkiye Ata dostu oğula mirastır. (Özdemir 1981:30)
Karaçay-Malkar Asıl azmaz, gemha tozmaz. (Asil bozulmaz, ipekli kumaş eskimez) Türkiye Asıl azmaz, bal kokmaz. (Özdemir 1981:29)
Karaçay-Malkar Arba avgandan sora col körgüztüvçü köb bolur. (Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur) Türkiye Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur. (Özdemir 1981)
Karaçay-Malkar Arbanı allı kalay barsa artı da alay baradı. (Arabanın önü nasıl giderse, arkası da öyle gider) Türkiye Arabanın ön tekerleği nereden geçerse art tekerleği de oradan geçer. (Özdemir 1981:27)
Karaçay-Malkar Ayıbsız teng izlegen tengsiz kalır. (Ayıpsız arkadaş arayan arkadaşsız kalır) Türkiye Ayıpsız yar arayan yarsız kalır. (Özdemir 1981:35)
Karaçay-Malkar Az bergen cürekden, köb bergen baylıkdan. (Az veren yürekten, çok veren zenginlikten) Türkiye Az veren candan, çok veren maldan. (Özdemir 1981:36)
Karaçay-Malkar Aznı almagan köbden kuru kalır. (Azı almayan çoktan mahrum kalır) Türkiye Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:71)
Karaçay-Malkar Bal-bal degen bla avuzga tatuv kelmez. (Bal-bal demekle ağza tat gelmez) Türkiye Bal-bal demekle ağız tatlanmaz. (Özdemir 1981:39)
Karaçay-Malkar Bal bolsa çibin tabılır. (Bal olsa sinek bulunur) Türkiye Bal olan yerde sinek bulunur. (Özdemir 1981:40)
Karaçay-Malkar Bal tuthan barmagın calar. (Bal tutan parmağını yalar) Türkiye Bal tutan parmağını yalar. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:77)
Karaçay-Malkar Baş carılsa börk içinde, kol sınsa ceng içinde. (Baş yarılsa börk içinde, el kırılsa yen içinde) Türkiye Baş yarılır börk içinde, kol kırılır yen içinde. (Özdemir 1981:42)
Karaçay-Malkar Baş kalay barsa, ayak da alay baradı. (Baş nasıl gitse, ayak da öyle gider) Türkiye Baş nereye giderse, ayak da oraya gider. (Özdemir 1981:42)
Karaçay-Malkar Baynı malı carlını avzun avrutur. (Zenginin malı fakirin ağzını ağrıtır) Türkiye Zenginin malı züğürdün çenesini yorar. (Özdemir 1981:87)
Karaçay-Malkar Borçha içgenni başı eki kere avrur. (Borca içenin başı iki kere ağrır) Türkiye Borca içen iki kez sarhoş olur. (Özdemir 1981:49)
Karaçay-Malkar Boş cürügenden ese boşuna işle. (Boş yürümektense boşuna çalış) Türkiye Boş gezmekten bedava çalışmak yeğdir. (Özdemir 1981:52)
Karaçay-Malkar Börünü azıgı boranda. (Kurdun azığı fırtınada) Türkiye Kurt dumanlı havayı sever. (Özdemir 1981:129)
Karaçay-Malkar Börü da honşu koşuna çabmaydı. (Kurt bile komşu ağıla saldırmaz) Türkiye Kurt komşusunu yemez. (Özdemir 1981:129)
Karaçay-Malkar Buday cetse orak bagalı bolur. (Buğday yetişince orak kıymetli olur) Türkiye Buğday başak verince orak pahaya çıkar. (Özdemir 1981:53)
Karaçay-Malkar Bügüngü işni tamblaga kaldırma. (Bugünkü işi yarına bırakma) Türkiye Bugünün işini yarına bırakma. (Özdemir 1981:53)
Karaçay-Malkar Cel keltirgenni suv eltir. (Yelin getirdiğini su götürür) Türkiye Yel ile gelen sel ile gider. (Özdemir 1981:156)
Karaçay-Malkar Cılamagan caşha anası emçek salmaz. (Ağlamayan çocuğa anası meme vermez) Türkiye Ağlamayan çocuğa meme vermezler. (Özdemir 1981:14)
Karaçay-Malkar Çakırılmagan cerge barma, çakırılgan cerden kalma. (Çağırılmayan yere gitme, çağırılan yerden kalma) Türkiye Çağırılan yere erinme, çağırılmayan yere görünme. (Özdemir 1981:58)
Karaçay-Malkar Çakırılmagan konak törge atlamaz. (Çağırılmayan misafir başköşeye geçmez) Türkiye Davetsiz gelen döşeksiz oturur. (Özdemir 1981:64)
Karaçay-Malkar Çıkmagan candan umut kurumaz. (Çıkmayan candan umut kesilmez) Türkiye Çıkmadık canda umut vardır. (Özdemir 1981:59)
Karaçay-Malkar Eki harbız bir uvuçha sıyınmaz. (İki karpuz bir avuca sığmaz) Türkiye İki karpuz bir koltuğa sığmaz. (Özdemir 1981:105)
Karaçay-Malkar Ertde turgan col alır, ertde üylengen töl alır. (Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır) Türkiye Erken kalkan yol alır, erken evlenen döl alır. (Özdemir 1981:80)
Karaçay-Malkar Eki kama bir kınga sıyınmaz. (İki kama bir kına sığmaz) Türkiye İki kılıç bir kına girmez. (Aksoy 1996:141)
Karaçay-Malkar Eşekge altın cükleseng da eşekley kalır. (Eşeğe altın yüklesen de eşek olarak kalır) Türkiye Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. (Özdemir 1981:82)
Karaçay-Malkar Eşekge mingen birinçi ayıb, andan cıgılgan ekinçi ayıb. (Eşeğe binmek birinci ayıp, ondan düşmek ikinci ayıp) Türkiye Eşeğe binmek bir ayıp, düşmek iki ayıp. (Aksoy 1996:115)
Karaçay-Malkar Har gokka hansnı iyisi başha. (Her çiçeğin kokusu başkadır) Türkiye Her çiçeğin kokusu bir olmaz. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:175)
Karaçay-Malkar Kama cara bitelir, avuz cara bitelmez. (Kama yarası kapanır, ağız yarası kapanmaz) Türkiye Bıçak yarası geçer, dil yarası geçmez. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:84)
Karaçay-Malkar Karga karganı közün almaz. (Karga karganın gözünü çıkarmaz) Türkiye Karga karganın gözünü oymaz. (Aksoy 1996:152)
Karaçay-Malkar Kazanda bolsa çolpuga çıgar. (Kazanda olsa kepçeye çıkar) Türkiye Çanağa ne doğrarsan kaşığına o çıkar. (Özdemir 1981:58)
Karaçay-Malkar Keleçige ölüm cok. (Elçiye ölüm yok) Türkiye Elçiye zeval olmaz. (Özdemir 1981:77)
Karaçay-Malkar Kızıng honşu üyde catmasın Caşıng bazar hant tatmasın. (Kızın komşu evde yatmasın) (Oğlun pazar yiyeceği tatmasın) Türkiye Kızın varsa el yatağında yatmasın Oğlun varsa el ekmeği tatmasın. (Aksoy 1996:160)
Karaçay-Malkar Kögetni igisin ayü aşar. (Meyvenin iyisini ayı yer) Türkiye Armudun iyisini ayı yer. (Özdemir 1981:15)
Karaçay-Malkar Közden ketgen kölden keter. (Gözden giden gönülden gider) Türkiye Gözden ırak olan gönülden de ırak olur. (Özdemir 1981:91)
Karaçay-Malkar Kuru tuluk süyelmez. (Boş tulum dik durmaz) Türkiye Boş çuval dik durmaz. (Özdemir 1981:51)
Karaçay-Malkar Külme kartha kelir başha. (Gülme yaşlıya gelir başa) Türkiye Gülme komşuna gelir başına. (Özdemir 1981:92)
Karaçay-Malkar Kündüz çırak candırgan keçe karangıda kalır. (Gündüz mum yakan gece karanlıkta kalır) Türkiye Gündüzün mum yakan geceleyin bulamaz. (Özdemir 1981:92)
Karaçay-Malkar Mahtangan iynek çelegine boyar (Öğünen inek kovasına pisler) Türkiye Öğünen inek evleğe pisler. (Aksoy 1996:177)
Karaçay-Malkar Mart ketmey dert ketmez (Mart gitmeden dert gitmez) Türkiye Mart ayı dert ayı. (Özdemir 1981:134)
Karaçay-Malkar Mejgit ullu bolsa da afendi bilgenin aytır. (Cami büyük olsa da imam bildiğini söyler) Türkiye Cami ne kadar büyük olsa imam bildiğini okur. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:100)
Karaçay-Malkar Ortak ögüzden buzov aşhı. (Ortak öküzden buzağı iyidir) Türkiye Ortaklık öküzden buzağı yeğdir. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:228) Ortak inekten başına buzağı iyidir. (Aksoy 1996:176)
Karaçay-Malkar Ot bolmagan cerden tütün çıkmaz. (Ateş olmayan yerden duman çıkmaz) Türkiye Ateş olmayan yerden duman tütmez. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:64)
Karaçay-Malkar Ölgen eşek börüden korkmaz. (Ölmüş eşek kurttan korkmaz) Türkiye Ölmüş eşek kurttan korkmaz. (Özdemir 1981:145)
Karaçay-Malkar Ölgen ölse da kalgan kalır. (Ölen ölse de kalan kalır) Türkiye Ölenle ölünmez. (Özdemir 1981:145)
Karaçay-Malkar Sabiyni cumuşha iy, ızından kesing bar. (Çocuğu işe gönder, peşinden kendin git) Türkiye Çocuğu işe sal, ardınca sen git. (Özdemir 1981:60)
Karaçay-Malkar Sen biy, men cüyüshan, Kayda bizni eşekge kuvuşhan. (Sen bey, ben prens) (Nerede bizim eşeğe kolan kayışı) Türkiye Sen ağa, ben ağa, bu ineği kim sağa. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:244)
Karaçay-Malkar Suv çelekni tübü suvda kalır. (Su kovasının dibi suda kalır) Türkiye Su testisi su yolunda kırılır. (Özdemir 1981:162)
Karaçay-Malkar Sütden avzu küygen suvnu ürüb urtlar. (Sütten ağzı yanan suyu üfleyip içer) Türkiye Sütten ağzı yanan ayranı üfleyerek içer. (Özdemir 1981:163)
Karaçay-Malkar Tama tama köl bolur. (Damlaya damlaya göl olur) Türkiye Damlaya damlaya göl olur. (Özdemir 1981:64)
Karaçay-Malkar Tav ne miyik bolsa da avuş tabılır. (Dağ ne kadar yüksek olsa da geçit bulunur) Türkiye Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar. (Özdemir 1981:63)
Karaçay-Malkar Tav tavga tübemeydi, adam adamga tübeydi. (Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur) Türkiye Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur. (Özdemir 1981:63)
Karaçay-Malkar Tavuk tüşü tarı bürtük. (Tavuğun düşü darı tanesi) Türkiye Aç tavuk düşünde darı görür. (Özdemir 1981:11)
Karaçay-Malkar Teli kolannı süyer. (Deli alacayı sever) Türkiye Deli alacayı sever. (Aksoy 1996:88)
Karaçay-Malkar Teli şohungdan akıllı cavung aşhı. (Deli dostundan akıllı düşmanın iyidir) Türkiye Deli dostun olacağına akıllı düşmanın olsun. (Özdemir 1981:65)
Karaçay-Malkar Temir suvugunçu cazıladı. (Demir soğuyuncaya kadar şekil verilir) Türkiye Demir tavında döğülür. (Özdemir 1981:66)
Karaçay-Malkar Tengizni malın tonguz aşar. (Denizin malını domuz yer) Türkiye Devlet malı deniz, yemeyen domuz. (Saraçbaşı-Minnetoğlu 1982:122)
Karaçay-Malkar Terekni alması köb bolsa başın enişge tutar. (Ağacın meyvesi çok olsa başını aşağı tutar) Türkiye Ağaç meyvesi olunca başını aşağı salar. (Özdemir 1981:13)
Karaçay-Malkar Teşikli taş cerde kalmaz. (Delikli taş yerde kalmaz) Türkiye Delikli taş yerde kalmaz. (Özdemir 1981:65)
Karaçay-Malkar Töngeregen taşha tük çıkmaz. (Yuvarlanan taşta yosun çıkmaz) Türkiye Yuvarlanan taş yosun tutmaz. (Özdemir 1981:185)
Karaçay-Malkar Ullu söleşme da ullu kab. (Büyük konuşma büyük ye) Türkiye Büyük lokma ye, büyük söyleme. (Özdemir 1981:54)
Yüksek Kafkas dağları ile çevrili, zor tabiat şartlarına sahip bir ortamda, hayvancılığa dayalı bir ekonomiye sahip olan Karaçay-Malkarlılar’ın sosyo-kültürel yapıları da bu çevre içinde şekillenmiş ve gelişmiştir. Bu hayat tarzının izlerini atasözlerinde görmek mümkündür. Tabiatla, dağlarla, çeşitli yabani ve evcil hayvanlarla ilgili atasözlerinin çokluğu bu gerçeğe işaret etmektedir. Kahramanlık, yiğitlik, mertlik, tok gözlülük ile ilgili atasözleri de Karaçay-Malkar halkının karakteri ve dünya görüşü ile yakından ilgilidir.
Not: Bu bölüm Ufuk TAVKUL’un “Karaçay-Malkar Atasözleri” adlı kitabından alınmıştır. |
Karaçay-Malkar Atasözleri













