Karaçay-Malkar Destanları PDF Yazdır E-posta

 

 
KARAÇAY-MALKAR
DESTANLARI
Karaçay-Malkar Destanları

Doç.Dr. Ufuk TAVKUL

 

 

Ankara: Türk Dil Kurumu, 2004

 

XIV, 551 s.: hrt.; 24 cm.-
(Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek Kurumu
Türk Dil Kurumu Yayınları; 840)
Dizin var.
Bibliyografya var.
ISBN 975-16-1688-3
Destanlar, Karaçay-Malkar I. k.a.
398.5943284

 

KARAÇAY-MALKAR DESTANLARI

Doç. Dr. Ufuk TAVKUL’un “Karaçay-Malkar Destanları” adlı ilmî eseri, Türk Dil Kurumu’nun yürütmekte olduğu “Türk Dünyası Destanları Projesi” kapsamında hazırlanıp, 2004 yılının son günlerinde Türk Dil Kurumu yayınları arasında yayımlanarak bilim dünyasına kazandırıldı.

-- * --

SUNUŞ

Eserin ön sözünde Ufuk Tavkul şunları söylüyor:

Epik bir karakter taşıyan destanlar kahramanlıkları ve kahramanları konu alırlar. Savaşlar, göçler, salgın hastalıklar geçiren milletler, halklar, etnik gruplar, bu hatıraların unutulmadan gelecek nesillere aktarılabilmesi için bunları destanlaştırırlar.

Halk edebiyatının diğer türlerinde olduğu gibi, destanlarda da gerçek hayattan tasvirler yer alır. Kaynağı büyük ölçüde mitoloji olan destanlarda, hayatı genel olarak fantastik planda tasvir karakteri olsa da, yakın dönemlerde oluşmuş destanlarda realist tavır ve realist karakter ön plana çıkmıştır.

Halkın hayal gücünü besleyip geliştiren destanlar aslında kahramanca maceraların manzum hikâyesidir.

Karaçay-Malkar halkı destanlara “cır”, destan şairlerine de “cırçı” adını verir. Kafkaslar’a özgü destan söyleme geleneğinin en canlı biçimde yaşatıldığı bölgelerden biri olan Karaçay-Malkar’da, destanlar makamla ve destanı söyleyen halk şairine eşlik eden bir koro ile birlikte söylenir. Halk şairi destanı söylerken, koroyu oluşturanlar yalnızca sesleriyle destana vokal yaparlar. Buna “ejüv” denir. Bazen destan şairi elindeki bir sopayı yere vurarak çıkardığı ritm eşliğinde, bazen de “kıl kobuz” adı verilen bir tür saz, “caya kobuz” adı verilen bir tür kemençe veya “sıbızgı” adı verilen kaval eşliğinde destan söyler.

Efsanelerin, efsanevî kahramanların, destanlara konu olan kahramanlıkların yurdu olan Kafkaslar, bu kahramanları, onların nesiller boyu yaşayan hikâyelerini hatıralarında, gönüllerinde yaşatan Kafkasya halklarının da yurdudur. Kafkasya halklarının ayrılmaz bir parçası olan Karaçay-Malkar halkının da savaşlar, mücadeleler, acılar, kederlerle geçen yüzlerce yıllık hayat hikâyesidir destanlar.

İÇİNDEKİLER

Eserin “İçindekiler” bölümünde kitapta yer alan konular şu şekilde sınıflandırılmış:

Sunuş

Ön Söz

Karaçay-Malkar Türkleri

Karaçay-Malkar Destanları

Nart Destanları

  • Debet

  • Örüzmek ve Satanay Biyçe

  • Alavgan ve Karaşavay

  • Fuk

  • Emegenler

  • Sosurka ~ Sosuruk

Kahramanlık Destanları-Tarihî Destanlar

  • Biynöger

  • Karça

  • Cantuvgan

  • Kanşavbiy ile Goşayah Biyçe

  • Çüyeldi

  • İbak Oğlu Aznavur

  • Bekmırza ile Kaysın

  • Sarıbiy ile Karabiy

  • Misirbiy

  • Batok Bey

  • Tatarkan

  • Candar

  • Zavurbek

  • Kara Mussa

  • Kobanlanı Koy Bölek

  • Ekinçi Emina

  • Barak

  • Gapalav

Karaçay-Malkar Destanlarına Konu Olan Kabardey Prensleri

  • Açemez

  • Cansohlar

  • Kaytuk Oğlu Aslanbek

  • Hatohşuk Oğlu Canbolat

Destanlarda Eski Karaçay-Malkar Toplumsal Yapısının İzleri

  • Atabiy

  • Bekbolat

  • Akbiyçe ile Ramazan

Kafkas-Rus Savaşlarının Destanlara Yansıyan İzleri

  • Hasavka

  • Umar

  • Hoj

  • Stampulga Ketgenleni Cırları

  • Eski Askerçile

  • Yapon Uruşha Ketgenle

Sonuç

Yer, Kişi ve Soy Adları Dizini

Kaynaklar

Haritalar

-- * --

Kitap, Kafkasya halklarının binlerce yıllık kültür birikiminin eseri olan Nart Destanları ile başlayarak, 1905 yılında meydana gelen Rus-Japon savaşına gönderilen Karaçay gençlerinin hazin hikâyesini anlatan destanla son buluyor. Karaçay-Malkar halkının Kafkas dağları üzerindeki yüzlerce yıllık hayat mücadelesinden örnekler sergileyen destanlar, Karaçay-Malkar halkının komşularıyla kimi zaman dostluk içinde, kimi zaman ise kanlı savaşlarla geçen hayatlarını da gözler önüne seriyor. Karaçay-Malkar destanlarında yalnızca Karaçay-Malkarlıların değil, onlara komşu yaşayan ve aynı kültürü paylaşan Kabardeylerin, Abazaların, Osetlerin ve Gürcü-Svanların da toplumsal yapılarını, kültürlerini, karakterlerini tanıma fırsatı elde ediliyor.

Doç. Dr. Ufuk Tavkul, eserin sonuç bölümünde Karaçay-Malkar destanlarının konularını oluşturan sosyal ve siyasî olayların analizini şöyle yapıyor:

Karaçay-Malkarlıların tarihî destanlarında bir olay anlatılırken, olayda adı geçen kahramanların daima “tukum” adı verilen soylarının adı ile anıldıkları dikkati çekmektedir. Bu sayede, savaş, baskın, yağmacılık gibi kendi halklarını yakından ilgilendiren toplumsal olaylar karşısında kahramanlık ve korkaklık gösterenlerin, bunun şerefini ya da utancını yalnız kendilerinin değil, soylarının da taşıması amaçlanmakta, bu şekilde yeni yetişen nesillere cesaret ve kahramanlığın erdemi aşılanmaktadır. Toplumsal statü elde etmenin bir yolu olan yiğitlik ve kahramanlık yalnızca fertlerin değil, onların mensup oldukları soyların itibarını da halkın nazarında yükseltmektedir.

Karaçay-Malkar destanlarının yalnızca Karaçay-Malkar toplumunun sosyal tarihini değil, komşu yaşadıkları Kabardey ve Besleney Çerkeslerinin, Abazaların, Gürcü-Svanların, Megrellerin ve Osetlerin de toplumsal yapılarını, kültürlerini, sosyal hayatlarını ve dünya görüşlerini yansıttıkları görülmektedir. Destanlardan edindiğimiz bilgilere göre Karaçay-Malkarlıların Kabardeyler, Gürcü-Svanlar ve Osetlerle yakın sosyal ilişkiler içinde oldukları, aralarında bir kültür birliği ve akrabalığın kurulmuş olduğu dikkati çekmektedir. Bu sebepledir ki, Kabardey prensleri Kaziy oğlu Hatohşuk, Cansoh oğlu Cüze, Kaytuk oğlu Aslanbek, Hatohşuk oğlu Canbolat Karaçay-Malkar destanlarının değişmez kahramanları olarak halk edebiyatında yerlerini alırlarken, Karacav oğlu Misirbiy, Kubadiy oğlu Bekmırza gibi Oset beyleri de Karaçay-Malkar destanlarının önemli şahsiyetleri arasına girmişlerdir.

Destanlar Kafkasya’da kabileler arasında yağmacılık, soygun, esir alma gibi savaşa ve mücadeleye dayalı bir hayatın hüküm sürdüğünü bize göstermektedir. Kafkasların sert tabiatının insan karakterine de yansıdığı anlaşılmaktadır. Destanlar Kafkasya halkları arasında günümüzde de devam eden etnik çatışma ve gerginliklerin tarihten yansıyan ipuçlarını da gözler önüne sermektedir. Nesilden nesile aktarılan destanlar Karaçay-Malkarlıların ve Kafkasların savaş ve mücadele dolu geçmişlerine ışık tutarken, ister istemez eski düşmanlıkların yeni nesillere de aktarılmasına sebep olmaktadır. Bugün Açey oğlu Açemez, Kara Mussa ve Tatarkan gibi destan kahramanları Karaçay-Malkar halkının millî kahramanları olarak kabul edilmektedir.

Ancak destan metinleri iyi tahlil edildiğinde Kafkas halkları arasındaki savaş ve mücadelenin hiçbir zaman etnik ve millî karakter taşımadığı, yalnızca ekonomik sebeplere ve siyasî güç elde etmeye dayalı olduğu görülmektedir. Yayla ve köy baskınlarını gerçekleştirenler komşu kabilenin bütün bireyleri değil, sadece onların arasından çıkan haydut tabiatlı kişilerdir. Bu arada Kafkasya halkları arasında yağmacılık ve soygunun bir “yiğitlik ve cesaret” nişanı olduğu da unutulmamalıdır.

Karaçay-Malkarlıların komşuları Kabardey ve Osetlerle sosyo-kültürel ve ekonomik açılardan iyi ilişkiler içinde bulundukları, aralarında akrabalıkların ve dostlukların kurulduğu, bu toplumların birbirlerinin hayatlarında meydana gelen olaylardan haberdar oldukları destan metinlerinden anlaşılmaktadır. Söz gelimi Kabardey prensleri Cansoh Oğlu Cüze ile Kaziy Oğlu Hatohşuk arasındaki mücadele ile, Oset beyleri Karacav Oğlu Misirbiy ile Kubadiy Oğlu Bekmırza arasındaki olaylar Karaçay-Malkar halk şairleri tarafından destanlaştırılarak, bu kahramanların Karaçay-Malkar’da da yayılıp benimsenmesine vesile olunmuştur. Hoj destanı da 19. yüzyıl ortalarında Ruslar tarafından ağır bir katliam ve soykırıma uğratılan Çerkes halkının acısına ortak olan Karaçay-Malkarlıların yüreklerindeki ıstırabı dile getirmektedir. Bunlar da tarih boyunca dış düşmanlara karşı kader birliği etmiş Kafkasya halkları arasında bir kültür birliğinin kurulmasında önemli rol oynamıştır.

Eserde destan metinlerinin orijinalleri kitabın sol sayfasında yer alırken, Türkiye Türkçesine çevrilmiş metinler sağ sayfa da yer almakta, böylece okuyucunun Karaçay-Malkar Türkçesindeki orijinal metin ile, Türkiye Türkçesine çevrilmiş metni birlikte takip etme fırsatı doğmaktadır. Kitabın sonunda yer alan harita, destanda geçen yer adlarının Kafkasya’nın hangi bölgesinde bulunduğunu göstermesi açısından okuyucuya kolaylık sağlamaktadır.

Kitabın sayfalarını süsleyen resimlerden Nart destanları ile ilgili olanlar A. Z. Holayev’in 1966 yılında Nalçik’te yayımlanan “Malkar-Karaçay Nart Tavruhla” adlı kitabından alınmış. Tarihî Destanlar-Kahramanlık destanları bölümündeki resimler ise yazarın kardeşi Şafak Tavkul’un 1978 yılında çini mürekkebi ile çizdiği resimlerden oluşuyor.

Türk Dünyası destanları içinde müstesna bir yeri olan Karaçay-Malkar destanları, Kafkasların sert ve haşin karakterli insanlarının mücadele dolu hayatlarını yansıtırken, onların mağrur kalplerinin derinliklerinde gizli olan şefkatliliği de gözler önüne seriyor.

“Karaçay-Malkar Destanları” adlı bu eser, Türk Dil Kurumu – Kavaklıdere / Ankara adresinden temin edilebilir.

 

 
Kafkes.gen.tr