28 Mayıs 1945 Drau Katliamı PDF Yazdır e-Posta

Kafkasyalıların tarihleri bağımsızlık savaşları, özgürlük mücadeleleri, göçler, sürgünler ve soykırımlarla doludur. Rusya’nın Çar Deli Petro ile başlayan “Sıcak Denizlere İnme” siyasetine karşı gösterdikleri kahramanca direnişleriyle, Rus ordularına âdeta Kafkas Dağları gibi bir set çeken Kafkasya halkları, bu hürriyet aşklarının bedelini ne yazık ki nesiller boyunca kanlarıyla ödediler.

16. yüzyıldan 1864 yılına kadar süren Kafkas-Rus savaşları, bu tarihten sonra da gerilla savaşları ve çete harpleri biçiminde İkinci Dünya Savaşı ortalarına kadar devam etti. 1943 yılı Kasım ayında Karaçaylıların, 1944 yılı Şubat ve Mart aylarında Çeçen-İnguşların ve Malkarlıların Kafkasya’dan topyekûn sürülmeleri ile birlikte bu mücadele de sona erdi. Bu sürgün Kafkasya halklarının 20. yüzyılda uğradıkları en büyük soykırım hareketiydi. Ancak Kafkaslıların yaşayacakları kötü günler henüz sona ermemişti. İkinci Dünya Savaşı’nın son günlerinde, Avrupa’nın göbeğinde İngilizler onlar için yeni bir trajik sayfa açmaya hazırlanıyorlardı. 1943 yılı ortalarında Kafkasya’dan çekilmek zorunda kalan Alman ordusuyla birlikte Kafkasya’yı terk eden 15 bin Kafkasyalı mülteci, Avusturya’nın Drau Irmağı kıyısında kurulmuş olan mülteci kampında, 28 Mayıs 1945 tarihinde İngilizler tarafından Sovyetler Birliği hükûmetine, daha doğrusu Stalin’in ellerine teslim edildiler. Alp Dağları’na kaçıp canlarını kurtarabilenlerin dışında, o gün 7 bin Kafkasyalı Drau Irmağı’na atlayarak ya da İngiliz ve Ruslarla savaşarak hayatlarına son verdiler. Avrupa’nın ortasında, medenî dünyanın gözü önünde meydana gelen bu faciayı hazırlayan olaylar zincirini şöyle özetleyebiliriz:

Devamını oku...
 
Birleşik Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti PDF Yazdır e-Posta

Birleşik Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti Bayrağı - 1918 Çarlık Rusyasının yıkılışını hazırlayan olayların başlangıcı 1904-1905 Rus-Japon savaşına ve 1905 ihtilaline kadar uzanmaktadır. Bu dönemin gelişmelerini kısaca şöyle özetleyebiliriz:

1891 yılında “Transsibirya” demiryolunun inşasına başlayan Rusya, 1904 yılında bu demiryolunun büyük kısmını bitirdi ve Uzakdoğu’da Çin ve Japonya’ya karşı bir nüfuz elde etti. Bu arada, 1894-1895 yıllarındaki savaşta Japonya’ya yenilen Çin hükümeti, Port-Artur limanını Japonya’ya bıraktı. Bu bölgeyi Rusya’ya katmayı planlayan Çar hükümeti Port-Artur’u işgal ederek Çin denizine ayak bastı. Rus ilerleyişini durdurmak isteyen Japonya 1902 yılında İngiltere ile bir ittifak kurdu. Rusların geri çekilmeyi reddetmeleri üzerine Japonya 1904 yılında Rusya’ya savaş ilân etti. Japonlar karşısında ağır bir yenilgiye uğrayan Rusya, 3 Ocak 1905’te Port-Artur kalesini kaybetti ve Japonlar Rus ordusunun 30 bin askerini esir aldılar. Bu sırada Rusya’daki iç karışıklıklar ve sosyalist mitingleri Çar hükümetini bir an evvel savaşı bitirmeye zorladı. 23 Ağustos 1905 tarihinde Rusya ile Japonya arasında barış imzalandı. Bu savaşta Rusya’nın kaybı ölü, yaralı ve esir olarak 400 bin kişiydi.

Devamını oku...
 
Karaçay-Malkar Kültüründe “Gollu Toy” Geleneği ve Nevruz PDF Yazdır e-Posta

Gollu ToyKafkasya’nın Orta Kafkaslar adı verilen, yüksek dağlarla kaplı bir bölgesinde, Kafkas dağlarının buzullarından doğan ırmakların açtığı derin vadilerde hayatlarını sürdürmekte olan Karaçay-Malkar Türklerinin hayat tarzlarını, toplumsal yapılarını, ekonomilerini ve kültürlerini bu dağların oluşturduğu tabiat şartları belirlemiş ve binlerce yıllık hayat tecrübesinden süzülüp gelen âdetler, gelenekler Karaçay-Malkar kültürüne damgasını vurmuştur.

 

Devamını oku...
 
KARÇA: Karaçay Halkının Efsanevi Atası PDF Yazdır e-Posta

KarçaDestan ve rivayetlerde Karça adının anlamı konusunda ortak bir fikir yoktur. Kimi rivayetlerde onun bir cenaze dolayısıyla yas tutmak için giydiği kara giyimlerinden dolayı Karça olarak adlandırıldığı ileri sürülürken, kimi rivayetlere göre yeni doğduğunda kar gibi bembeyaz olduğu için ona “kar gibi” anlamına gelen Karça adının verildiği anlatılmaktadır. Bazı rivayetlere göre ise Karça adı eski Türkçede “güçlü, kuvvetli” anlamına gelmektedir (Hasanlanı 1994: 233). Karça adının Türk kültür sahasında yaygın bir isim olan Karaça adından geldiği ileri sürülebilir. Kıpçaklardan Macarlara da geçmiş olan Karaça adına 1469 yılında Macaristan’ın Kolozs vilayetinde yaşayan voyvodalar (prensler) arasında da rastlanmaktadır (Rasonyi 1973: 109). Karça adı, Kırım Hanlığında hanın danışmanı olarak önemli bir yere sahip olan “Karaçi Beyleri”nin adından gelen bir isim olarak da düşünülebilir. Nogay destanlarında Karaşa olarak karşımıza çıkan bu isim “asker, muhafız” anlamlarına gelmektedir (Sikaliyev 1994: 82). 16. yüzyılda Kabardey prensleri arasında da Karaşay Mırza adını taşıyan prenslere rastlanmaktadır.

 

Devamını oku...
 
HOJ: Çerkes Soykırımının Bir Destan Örneği PDF Yazdır e-Posta

HOJKafkas-Rus savaşları 1828 yılından itibaren artarak şiddetlendi. 1859 yılında İmam Şamil’in yenilerek Ruslar’a teslim olmasıyla Kafkasya’nın doğusunda yer alan Dağıstan ve Çeçenistan’da savaş sona erdi. Orta ve Batı Kafkaslar’da yer alan Karaçay-Malkarlılar ve Kabardey, Şapsığ, Abzeh, Bjeduğ, Natuhay, Ubıh gibi Adige (Çerkes) boyları 1864 yılına kadar savaştılar.

1864 yılında Karaçay’ın kuzey-batısında yer alan Adigey bölgesindeki “Hodz” köyünün Rusların eline geçmesiyle Çerkeslerin Ruslara karşı verdikleri bağımsızlık savaşı yenilgiyle sonuçlandı. Bunun üzerine Karaçaylılar dağlık bölgedeki yurtlarına çekilirken, Çerkesler kitleler halinde Osmanlı topraklarına sürüldüler

Devamını oku...
 
Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti ve Karaçay Türkleri PDF Yazdır e-Posta

Kafkasya aslında fizikî ve siyasî bir coğrafyanın adı değil, ortak bir kültür etrafında birleşmiş pek çok halkın bir arada yaşadığı tarihî, etnik ve sosyo-kültürel bir coğrafya parçasının genel adıdır. Karadeniz ile Hazar denizi arasında uzanan 1100 kilometre uzunluğundaki Kafkas sıradağlarının üzerinde yer alan bu coğrafya parçasında, binlerce yıldan beri değişik kökenlerden gelen ve birbirlerinden tamamen farklı pek çok dilde konuşan yirmiden fazla etnik grup, etnik ve sosyo-kültürel bütünleşme neticesinde ortak bir kültür meydana getirmişler ve “Kafkas Kültür Alanı” adı verilen bu kültür dairesi içinde Kafkasya Halkları adıyla tanınmışlardır. Bu halkları birbirlerinden ayıran en büyük fark linguistik farklılıktır. Türk, İran ve Kafkas dil ailelerine mensup dillerde konuşan Kafkasya halklarını konuştukları dillere göre şu biçimde sınıflandırmak mümkündür.

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2

Videolar



Get the Flash Player to see this player.

time2online Joomla Extensions: Simple Video Flash Player Module
KarcaTavkul.jpg
Kafkes.gen.tr